Bir işte ustalaşmak saat saymakla değil, doğru pratikle olur
Bir şeyi binlerce saat yapmak seni otomatik olarak ustalaştırmaz; ustalık, sınırını zorlayan ve geri bildirim alan "kasıtlı pratikle" gelir.
"10.000 saat" sözünü duymuşsundur. Ama yıllarca araba kullanan biri neden yarış pilotu olmuyor?
Popüler "10.000 saat" fikri, psikolog Anders Ericsson'ın araştırmasının basitleştirilmiş (ve çarpıtılmış) bir hâlidir. Ericsson'ın asıl bulgusu süre değil, pratiğin TÜRÜdür: "kasıtlı pratik" (deliberate practice).
Kasıtlı pratik şudur: mevcut seviyenin biraz üstünde, net bir hedefe yönelik, anında geri bildirim alınan ve hataların üzerine bilinçli gidilen çalışma. Sadece tekrarlamak (örneğin aynı şekilde araba kullanmak) bir süre sonra otomatikleşir ve gelişme durur.
Yani önemli olan masada geçirdiğin saat değil; o saatlerde kendini ne kadar zorladığın ve hatalarından nasıl öğrendiğindir.
Üniversitede ve sonrasında nasıl çalıştığın, ne kadar çalıştığından önemli. Tekrar değil, hedefli zorluk geliştirir.
Kaynaklar
- The Role of Deliberate Practice in the Acquisition of Expert Performance - K. Anders Ericsson ve ark., Psychological Review, 1993
- Peak: Secrets from the New Science of Expertise - Ericsson & Pool, 2016
Buradan nereye?
Altı saati tek gecede sıkıştırmak yerine günlere bölmek, aynı toplam süreyle çok daha kalıcı öğrenme sağlar; buna "aralıklı tekrar" denir.
KeşfetAynı metni tekrar tekrar okumak "biliyorum" yanılsaması verir; oysa hatırlamaya çalışmak (kendini test etmek) öğrenmeyi çok daha kalıcı kılar.
KeşfetBir fikre gerçekten karşı çıkabilmen için önce onu, savunucusundan bile daha güçlü anlatabilmen gerekir; buna "çelik adam" (steelman) denir.
Keşfet