Keşfet
FelsefeOrta 4 dk

Bilmek ile doğru sanmak her zaman aynı şey değildir

Bir şeyi doğru kabul edip haklı çıkman, onu gerçekten bildiğin anlamına gelmeyebilir; bazen sadece şanslısındır.

Bildiğin nokta

Sınavda emin olmadığın bir soruda tahmin yürüttün ve doğru çıktı. Cevabın doğruydu, ama onu biliyor muydun?

Klasik tanıma göre bilgi, "gerekçelendirilmiş doğru kanı"dır: bir önermeyi (1) doğru kabul edersin, (2) o gerçekten doğrudur, (3) bunu destekleyen geçerli bir gerekçen vardır. 1963'te Edmund Gettier basit örneklerle bu tanımın yetersiz olduğunu gösterdi: gerekçen makul ve sonucun doğru olsa bile, doğruluk şans eseri ortaya çıkmışsa buna "bilgi" demek tartışmalı hâle gelir.

Klasik bir örnek: Duvardaki durmuş bir saat günde iki kez doğru saati gösterir. Tam o anlardan birinde saate bakıp "saat üç" dersen doğru söylersin ve saate bakmak makul bir gerekçedir; ama bunu gerçekten bildiğin söylenebilir mi? Bilgi kuramı (epistemoloji) "bilmek nedir?" sorusunu hâlâ tartışıyor.

Neden önemli?

Sorgulama temelli düşünmenin kalbi: bir şeyi neye dayanarak doğru kabul ettiğini ve onu nasıl bildiğini ayırt etmek.

Kaynaklar

Buradan nereye?

Daha fazla keşfet